Subscribe:
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İDRARINI TUTAMAYIP ALTINA KAÇIRANLARA PRATİK ÇÖZÜM: Elektronik Külot


Elektronik külot / İç Çamaşırı ile İdrar Sorununa SON

Elektronik kavramının hayatımızda büyük bir yer edindiği muhakkak. Ancak “Bu kadarına da Pes doğrusu” dedirten cinsten bir haber ile karşı karşıyasınız… Çünkü söz konusu iç çamaşırı elektronik…

İDRARINI TUTAMAYIP ALTINA KAÇIRANLARA PRATİK ÇÖZÜM

Avustralyalı şirket Simavita, idrar tutamama problemi olanların kullanabileceği, uyarı veren iç çamaşırı üretti.

Şirket tarafından yapılan bir diğer açıklama ise, SIMsystem adlı külotun, özellikle idrarını tutamayan (üriner inkontinans) yaşlılar için geliştirildiği bildirildi.

Külotun içinde tabaka halinde yer alan sensörler(algılayıcılar), idrar kaçırıldığında, bir bilgisayara sinyal göndererek uyarıda bulunuyor.

Külotun, testlerin tamamlanmasının ardından Avustralya’da yaşlılar için bakımevlerinde kullanılmaya başlanacağı kaydedildi.

Simavita müdürü Philippa Lewis, elektronik külotun idrarını tutamayan yaşlı insanlara kolaylık sağlayacağını belirtti.

ÇOCUKLARI DİYET LİSTELERİNE YÖNLENDİRMEK HER ZAMAN DOĞRU MU?


Akıllara gelen ilk sorular:

  • Kilo sorunu bulunan çocukları diyet listelerine yönlendirmek her zaman gerekli mi?
  • Sorunla başa çıkmak için başka hangi alternatifler denenmeli?

Eğer çocuğun kilo fazlalığı sağlığını ciddi anlamda tehdit edecek boyutta ise o zaman diyet programına yönlendirilmesi şarttır. Ancak ne olursa olsun hepsinin temelinde doğru beslenme alışkanlığı kazandırma olmalıdır. Yani biraz daha açıklığa kavuşturursak henüz bedeni, karakteri, yaşamı yeni yeni şekillenen küçük bireyler. Onların her açıdan sağlıklı yetişkinler olabilmeleri için doğru davranışların aşılanması gerekir. Geçici bir süre diyet yaptırılması çocuğun sadece o anlık sıkıntısını çözüme ulaştıracaktır ancak davranış değişikliğine yönlendirilen çocuk, hem gereksinimlerini alacak yaşına uygun sağlıklı gelişimini tamamlayacak hem de zamanımızın en korkutucu hastalıklarının temeli olan obezite ile tanışmayıp uzun vadede sağlıklı bir birey olarak hayatını devam ettirecektir. Bu neden ile kilo fazlalığı belirli ölçüde olan çocukların yaşına uygun gereksinimleri belirlenerek, beslenmeleri sosyal çevresine uyumlu bir şekilde planlanıp, neyi neden yaptığımızı onların anlayabilecekleri şekilde anlatarak yapmalarını istersek ve hareketliliklerini de artırmalarını sağlarsak, kilo ile ilgili herhangi bir sıkıntı yaşanmayacaktır.

Aile bireyleri, özellikle anne ve baba, sınıf öğretmenleri ve okul yöneticileri çocukların beslenmesi konusunda önemli bir role sahipler. Çok tehlikeli diye bildiğimiz birçok hastalığın temelini fazla kilo-obezitenin yol açtığını artık hepiz biliyoruz. Yeme davranışının ve disiplinin küçük yaşlarda oluştuğunu düşünürsek, aile sofrasının ve ilk eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz. Bu durumda özellikle anne-baba, kreşler, anaokulları, sınıf öğretmenlerine düşen görev çok büyük ve çok önemli. Çocuklarına doğru beslenmeyi aşılamak, her türlü gıdanın lezzeti ile tanıştırmak, yemek saatlerini düzenlemek, sofra kurmak, okuldaki beslenmesini takip etmek oldukça önemli. Hatta, okullarda beslenme dersinde çok faydalı olacaktır.

Çocuklar Zayıflamak için Diyet Yapar mı? Yapmalı mı?

Diyet denilince akla gelen ilk şey “kilo verme” işlemidir. Her yaşta bayanların uygulama hevesinde oldukları diyet yapma, aslında sağlık durumu söz konusu ise yapılması daha doğru bulunuyor. Bu yüzden sağlık konusundaki bir rahatsızlık söz konusu ise çocuklar da diyet yapabilir.

Söz konusu olan metabolik bir rahatsızlık, ciddi bir sağlık sorunu ise tedaviye destek amaçlı diyet yapmak çocuklar için de uygundur.Fakat doktor tavsiyesi ve doktor kontrolünde olması şartı burada da geçerlidir. Eğer çocuğun yaşına, boyuna göre belli ölçüde kilo fazlalığı varsa o zaman sadece yaşına uygun, gereksinimlerini karşılayacak, büyüme ve gelişimine destek olacak ve en önemlisi gelecekte sağlıklı bir birey olmasının temeli olan doğru yeme davranışı kazandıracak bir beslenme planı uzman hekimler tarafından hazırlanır. Ayrıca günlük hareketini artırarak enerji tüketimini sağlamaya da çalışabilir. Buna yaşa ve rahtsızlığa uygun spor da demek mümkün.

METİN 2 Oyunu YASAKLANMA Sebebi-Nedeni Ne?

Metin 2 adlı oyun, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün isteği üzerine 18 yaşından küçüklere yasak hale geldi...

Üye sayısı oldukça fazla olan online oyun Metin 2 severlere üzücü bir haber...

Türkiye çapında yaklaşık 2 milyon kullanıcısı olan internet üzerinden oynan 'Metin 2' adlı oyuna yasak geldi. Habertürk'de yer alan haberin içerğine göre, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün talebi üzerine artık 18 yaşından küçükler, oyunu oynayamacak.

METİN 2 NEDEN YASAK HALE GETİRİLDİ?-YAŞ SINIRI NİYE OLDU?

Uzman polislerin hazırladığı raporda, 'çocukların oyundaki karakterleri gerçek hayata taşıdıkları' belirtildi. Çocukların, 'gerçek dünyadan uzaklaşıp sanal dünyada yaşadıkları hissine kapıldıkları' vurgulandı. Raporda 'Metin 2' oynayan çocukların kendilerini savaşçı karakter olarak gördüğü bilgisinin de bulunduğu öğrenildi.

Polis, hazırladığı bu raporu İçişleri Bakanlığı'na iletti. Bakanlık da Emniyet'in 'sakıncalı' bulduğu oyuna ilişkin 81 ilin valiliklerine bir yazı gönderdi. 18 yaşından küçüklerin 'Metin 2' oynamasının yasaklandığı, bu konunun üzerinde hassasiyetle durulması istendi.

Çocuğu okula Hazırlama Yol ve Yöntemleri

  • Okulda kullanacağı kitap ve defterleri çocuğunuzun masasına koyup, ona okulu hatırlatan görsel sinyaller verin
  • Önceki yıllarda okulda yaşadığı keyifli anıları sohbet konusuna serpiştirin. Böylece çocuğunuz okulu güzel zamanların geçirildiği bir yer olarak görecektir.
  • Çocuğunuzu gereksiz strese ve endişeye sokmamak için hayatın zorluklarını ve sorunlarınızı ona yansıtmayın
  • İlkokul 1. Sınıfa başlayan çocuğunuzun sevdiği oyuncak veya eşyasını okula alışma safhası olan ilk hafta boyunca birlikte götürmesine izin verin.
  • Çocuğunuzun okula başlama durumunu aile içinde olay haline getirmeyin.
  • Çocuğunuz okuldan eve döndüğünde fazla ayrıntı istemeden onunla gün içinde ne yaptığı konusunda sohbet edin.
  • Okula gitmemek konusunda direnen bir çocuk söz konusu ise taviz vermeyin ve gitmesi gerektiğinin üzerinde uygun bir dille durun. Herhangi bir yumuşama gösterirseniz çocuğunuz buna sığınacak ve bunu fırsat olarak kullanacaktır.
Sayın Ceyda ERENOĞLU’nun yazısından esinlendim.

Hamilelik Sürecine Karşılaşılan Mide Sorunlarının Sebebi ve Alternatif Çözüm Yolları




Hamileliğin ilk ayları çoğu kadın için mide sorunlarıyla dolu günlerin de başlangıcıdır. Hamileliğin İlk dönemdeki mide bulantıları ve sonrasında yaşanan yanma şikayetleri bazı kadınların bu döneminin zorluklar içinde geçmesine neden olmaktadır.

Uz. Dr. Duygu İbrişim gebelik döneminde yaşanan mide sorunları ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

HAMİLELİKTE MİDE SORUNLARININ OLMA SEBEBİ NEDİR?

Gebelik, hem hormonal değişimlere bağlı olarak, hem de özellikle son aylarda bebeğin artan kütlesinin baskısıyla sindirim sistemi sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Gebeliğin ilk ayları anne adayı için yeni bir dönemin başlangıcıdır. Gebelik hormonlarının etkisi ile bulantı, midede dolgunluk-yanma, bazı gıdalardan tiksinme, karında şişkinlik ve gaz hissi sık yaşanan şikayetlerdir. Bu şikayetler bazen günlük hayatı etkileyecek ve yaşam kalitesini bozacak düzeylerde olabilir.

DUYGUSALLIK MİDE SORUNLARINI ARTIRIR MI?

Bayanların büyük kısmı bu dönemde daha duygusal, daha hassas olurlar ve sıkıntılar karşısında daha kolay umutsuzluğa kapılabilirler. Sindirim sistemi ruhsal durumdan çok etkilenir ve bu da bir kısır döngünün başlangıcı olabilir. Gebeliğin ilk üç-dört ayında daha sık yaşanabilen bu sorunlar çoğunlukla hafif-orta düzeydedir. Yaşam biçimi ve beslenme ile ilgili bazı düzenlemelerle tahammül edilebilirler.

MİDE BULANTISI VE YANMA ANNENİ SAĞLIĞINA ZARAR VERİR Mİ?


Zaman zaman anne adaylarının bu şikayetleri çok şiddetli olabilmektedir. Aşırı bulantı ve kusma ile birlikte annenin ve bebeğin beslenmesini tehdit edecek bir tablo olan hiperemesis gravidarum’un oluşması söz konusudur. Bu durumda yakın tıbbi takip ve gerekirse hastanede yatırılarak ilaç ve serum desteği gerekebilir.

GEBELİĞİN BALAYI DÖNEMİ...

İlk birkaç ay atlatıldığında çoğunlukla mide problemleri azalır. Anne adayı duygusal olarak da duruma daha adapte olmuştur ve bu dönem gerçekten gebeliğin balayı dönemidir. Son üç ayda ise büyüyen bebeğin oluşturduğu baskı ile mide yanmaları, dolgunluk hissi, göğüs arkasında yanma ve ağza ekşi acı su gelmesi, reflü tipi şikayetler belirginleşebilir. Kabızlık, gebeliğin başlangıcından itibaren hormon değişiklikleri ve ilerleyen aylarda artan karın içi yükle ortaya çıkabilir ve hiç de nadir değildir.
Daha önceden ülser, reflü, bağırsak ve karaciğer- safra yolları hastalıkları olanlarda gebelik sırasında daha fazla problem yaşanabilir. Gebelik planlanıyorsa mevcut sorunlar yönünden sağlık kontrollerinin yapılması önemlidir.

HAMİLELİK DÖNEMİNDE MİDE SORUNLARINI DAHA AZ YAŞAMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

• Gebe olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren düzenli bir yaşam uygulamaya çalışın. Yeterince uyuyun. Alkol, sigara ve ilaçlardan uzak durun. Düzenli ve sağlıklı beslenin. Özellikle kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu unutmayın.
• Sık sık ve az miktarlarda yemek yiyin. Öğünlerde beyaz ekmek, haşlanmış patates, yağsız makarna gibi ilaveler midenizi rahatlatır. Susuz kalmayın. Böylece bağırsaklarınız daha düzenli çalışır.
• Tiksindiğiniz gıdaları kısa süreli olarak diyetinizden çıkarabilirsiniz. Yağlı-baharatlı-gaz yapıcı yiyecekler, keskin kokular rahatsız edici olabilir. Bazen kendi pişirdiğiniz yemeği yemekte zorlanabilirsiniz. Bu durumda ya o yemeği bir gün sonra tüketin ya da güvendiğiniz biri siz mutfakta yokken pişirsin. Anneler bu konularda harikadır!..
• Gebeliğin son aylarında belirginleşen reflü tipi yakınmalara akşam yemeğinin erken saatte yenilmesi, yatak başının yükseltilmesi yararlı olur. Doktorunuz önerirse gebelikte kullanılabilen bazı ilaçları alabilirsiniz.
• Doktorunuzun bilgisi dahilinde yürüyüş ve yüzme gibi düzenli egzersizler yapabilirsiniz. Spor endişe ve gerginliği de azaltır.
• Eşiniz ve ailenizle daha çok vakit geçirmeye çalışın, onların desteği size güç verir.
• Pozitif düşünmeye çalışın. Bu sıkıntılar geçicidir ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almak hepsini unutturacaktır.